Sezai Karakoç şiirleri! Sezai Karakoç Mona Rosa şiiri, Köşe şiiri, Ey Sevgili şiiri…

Sezai Karakoç şiirleri gündemin araştırılan konuları aralarında yer alıyor. Sezai Karakoç Mona Rosa şiiri, Köşe şiiri, Ey Sevgili şiiri… Sezai Karakoç’un yaşamı araştırılan konular aralarında yer alıyor. Türk edebiyatının sanatçı isimleri arasında yer alan Sezai Karakoç’un o kadar fazla eseri bulunuyor. Son dakika gelen habere tarafından Sezai Karakoç hayatını kaybetti. Peki Sezai Karakoç kimdir?

SEZAİ KARAKOÇ MONA ROSA ŞİİRİ

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş acınacak şey ister.

Ah senin yüzünden kana batacak.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,

Korkak korkak bakar tavşanlar dağa.

Mona Rosa bugün bende bir hal var.

Yağmur kocaman kocaman düşer toprağa,

Ulur aya karşısında lekeli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,

Mona Rosa seni görmemeliyim.

Bir bakışın ölmem için yetecek.

Anla Mona Rosa ben bir deliyim.

Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,

Bende çıkar güneş aydınlığına.

Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.

Seni hatırlatır daima bana.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her barbar çiçekte gurur.

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,

Işıksız ruhumu sallar da durur.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi.

Ellerinden belli olur bir kadın,

Denizin dibinde geziyor gibi.

Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de ivedi geçiyor Mona.

Saat onikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana,

Bakma olağandışı tuhaf göğe bu değin.

Zaman ne de tez geçiyor Mona.

Akşamları kazanç incir kuşları,

Konarlar bahçemin incirlerine.

Kiminin rengi ak kiminin sarı.

Ah beni vursalar bir kuş yerine.

Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında.

Hayatla doldurur bu anlamsız yelkeni.

O günahsız bakışların su kenarında.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın küskün bakma yüzüme Rosa.

Henüz dinlemedin benden türküler.

Benim aşkım uymaz pek her saza.

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.

Kırgın küs bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,

Dinle ve kabul et itirafımı.

Bir soğuk, bir mavi, bir ilginç sızı

Alev ateş sardı her tarafımı.

Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonradan büyürmüş başak,

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kuş tüyüne.

Bir tüy oysa can verir gülümsesen,

Bir tüy ancak kapalı geceye güne.

Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister,

Ah senin yüzünden kana batacak.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

KÖŞE ŞİİRİ

BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetle

1.

Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın

Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen

Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin

Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir

Sen kaç köşeli yıldızsın

Fabrika dumanlarında resmin

Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun

Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi

Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun

Benim geçmiş süre içinde alt gelip yattığıma bakma

Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim

Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana

Var olan ve olacak olan tüm köşelerinin sahibi benim

Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim

Sen kaç köşeli yıldızsın

(1954, Nisan)

2.

Evlerinin içi ayna döşeli

Ayna hâtıra gözler ve sevmek

Benim aşkım bin bir köşeli ah bin bir köşeli

Bir köşe gidince bin köşe yeniden gelecek

Ayna hâtıra gözler ve sevmek

Evlerinin içi kabartma bahar

Köşelerinde keklik gibi bakıp duran saksılar

Halıları öpe öpe nakış yapar nakış gibi ayaklar

Siz söyleyin insan kendi isteğiyle ölmez ne yapar

Köşelerde keklik gibi bakıp duran saksılar

Evlerinin içi yeni güllerden

Görülmemiş güneşleri görülmemiş gözlerine getiren

Sağ köşedeki entari sol köşedeki şapka

Beni katil suların ortasına bıraka

Katil sular güneşi gözlerinden götüren

Evlerinin içi kibir döşeli

Benim aşkım bin bir köşeli ah bin bir köşeli

(1954, Mayıs)

3.

Sen geldin ve benim çılgın köşemde durdun

Bulutlar geldi ve üstünde durdu

Merhametin ta kendisiydi gözlerin

Merhamet saçlarını ıslatan gürültüsüz bir yağmurdu

Bulutlar geldi aşağıda durduk

Konuştun güneşi hatırlıyordum

Gariptin yepyeni bir sesin vardı

Bu ses böylece benim pek yabancı

Bu ses saçlarımı ıslatan gürültüsüz bir kardı

Dişlerin öpülen çocuk yüzleri

Güneşe açılan minik aynalar

Sert içkiler belirgin kokular dişlerin

İçinden geçilen minik aynalar

Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı

İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı

Yaralı bir ceylan gözleri değin sıcak

Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı

Sen geldin benim deli köşemde durdun

Bulutlar geldi üzerinde durdu

Merhametin ta kendisiydi gözlerin

(1954, Mayıs)

4.

Taşların ortasında Leylâ’nın gözleri

Leylâ köşe köşe göz göz şiirin ortasında

Ben Leylâ’yı bulduğumdan yahut kaybettiğimden beri

Leylâ ya o adamın bardağında ya o dağın ortasında

Ben Leylâ gibi güneş doğarken uyanamam

Şehir gece gündüz benim içime uyur

Leylâ’yı götürüp Londra’nın ortasında bıraksam

Bir bülbül gibi yaşamasını değiştirmez çocuktur

Leylâ diyorsam kesik yanaklarıyla Leylâ

Üç köşeli dünyasıyla

Okuyla yayıyla yaylasıyla acımasıyla

Leylâ diyorsam şu bizim reel Leylâ

Biz seni işte böyle seviyoruz Leylâ

O gitti bize ağlamak kaldı kala kala

(1954, Aralık)

5.

Beni yeraltı sularına aleyhinde iyi savun

Tırnağını taşa sürten yitik keçilere karşısında

Bu çeşmenin üç köşesinden hangisinden su içecek

Senin bahtsız ve mesut Eyyub’un

Atların en hoş biçimini sessizce kalbime indiriyor

İçimde İstanbul çalkanırken bozbulanık çeşme

Bir dans için can vermeğe hazırlanmış bekliyorum

Sen orda gelirayak kuklalara insan gibi konuşmasını öğretme

Su akıyor birikiyor kan lekeleri

Kurtulsam diyorum bir eser buna engel

Öyle büyüyor öyle çoğalıyorsun

İstanbul kalmıyor

Hangi köşesinde rahatlık o köşesinde sen

Hangi köşesinde yeni çağlara yerinde odalar

Ben bölünmez bir şairsem

Sen bölünmez bir anne

Bir çeşme

EY SEVGİLİ ŞİİRİ

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin

Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süreği

Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa layık olmasam da

Uzatma dünya sürgünümü benim

Güneşi bahardan koparıp

Bir tuzlu bulutu gibi

Savuran yüreğime

Ah uzatma dünya sürgünümü benim

Nice yorulduğum ayakabılarımdan degil

Ayaklarımdan emin

Lambalar eğri

Aynalar akrep meleği

Zaman çarpılmış atın son hayali

Ev miras yok mirasın hayaleti

Ey gönlümün doğurduğu

Büyüttüğü emzirdiği

Kuş tüyünden

Ve kuş sütünden

Geceler ve gündüzlerde

İnsanlığa anıt gibi yükselttiği

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin

Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin

Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım

Salome’nin Belkis’ın

Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin

Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için

Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini

Deniz gözlerinden alir sonsuzluğun haberini

Ey gönüllerin en yumuşağı en derini

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan sonsuz iz bıraktı toprakta

Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında

Çatı katlarında bodrum katlarında

Gölgendi gecemi aydınlatan benzersiz lamba

Hep Kanlıca’da Emirgan’da

Kandilli’nin kurşuni şafaklarında

Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında

Şimdi onun ansızın gelen sonbaharında

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa değerinde olmasam da

Ey çagdas Kudüs (Meryem)

Ey şiirini gönlünde içeren Darı (Züleyha)

Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında

Köle gibi satıldım pazarlar pazarında

Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında

Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında

Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında

Ölüm düsüncesinin beni sardığı şu anda

Verilmemiş hesapların korkusuyla

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa değer olmasam da

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünüm benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır

Aşk celladından ne çikar halbu ki yar vardır

Yoktanda vardan da ötede bir Var vardır

Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır

O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır

Sakın alın yazısı deme kaderin üstünde bir alın yazısı vardır

Ne yapsalar manâsız göklerden gelen bir karar vardır

Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır

Yenilgi bozgun büyüyen bir zafer vardır

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır

Gögsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır

Senden umut kesmem kalbinde acınacak şey adlı bir çınar vardır

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Sezai Karakoç

SEZAİ KARAKOÇ KİMDİR?

Sezai Karakoç (d. 22 Ocak 1933, Ergani, Diyarbakır) , Türk şair, yazar, mütefekkir ve siyasetçi.

Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam eden Sezai Karakoç, ilkokulu 1944’te Ergani’de bitirdi. daha sonra Maraş Ortaokulu’na parasız yatılı olarak kayıt oldu. 1947’de burayı bitirerek Gaziantep’te tekrar parasız yatılı lise öğrenimine başladı. Gaziantep Lisesi’nden 1950’de mezun edildi. Felsefe okumak istediği için İstanbul’a gitti. Babasının ricası ilahiyat fakültesiydi. Kendi parasıyla okuyamayacağını anlayınca, parasız yatılı kısmı bulunan siyasal bilgiler fakültesi sınavına girdi. Imtihan sonuçlarını beklerken de felsefe bölümüne kayıt yaptırır; ola ki sınavı kazanamazsa felsefe tahsili yapacaktır.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955’te fakültenin parasal şubesinden mezuniyetle tamamladı. Mecbur hizmet nedeniyle Maliye Bakanlığı’nda Define Genel Müdürlüğü dış tediyeler muvazenesi bölümüne atandı.

Edebiyat Yazıları I’deki ilk yazı metafizik ile ilgilidir. Bu, hangi kavramlara siklet verdiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Karakoç geleneksel şiire de yaklaşır, fakat dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır. Poetikasını anlattığı ikinci yazı soyutlama ile ilgilidir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaya dayanır. Ona kadar şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin bitmiş somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi her yerde yeni bir bağlama oturtması gerekir. Bunu da Diriliş kavramına bağlar.

Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, “pergünt üçgeni” dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazan Henrik İbsen’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, hayatında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire kullanım eder: Şair, Kendi Kendisi Olmalı: “Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır.”

Şair, kendine yetmeli: “Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması anlamına gelir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; cihan şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli.”

Şair, kendinden memnun olmalı: “Eserin şairini keyifle titretmesi aramak bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, fakat yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeye kandırmalı ve bunu da inandırmalı ona. ‘Beni andırıyor, ah, beni o’ demeli.”

Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci yok “yaşatma sevinci”dir.

SEZAİ KARAKOÇ ESELERİ VE ŞİİR KİTAPLARI

ŞİİRLER I Hızırla Kırk SaatŞİİRLER II Taha’nın Kitabı/Gül MuştusuŞİİRLER III Körfez/Şahdamar/SeslerŞİİRLER IV Zamana Adanmış SözlerŞİİRLER V Ayinler/ÇeşmelerŞİİRLER VI Leylâ ile MecnunŞİİRLER VII Ateş DansıŞİİRLER VIII Kader SaatiŞİİRLER IX Monna Rosa (Aşk Ve Çileler)ŞİİRLER X Monna Rosa (Ölüm ve Çerçeveler)ŞİİRLER XI Monna Rosa (Vicdan Azabı ve Çileler)ŞİİRLER XII Ve Monna RosaŞİİRLER XIII KarayılanGÜN DOĞMADAN Şiirlerin Toplu Basımı

Haberler.com – Gündem

Haberi Kaydet

SMM Panel Viski Fiyatları Geçici Mail antrenmanlarla matematik 1 pdf pdf kitap indir ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf minecraft premium satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir Selçuk Sport Apk İndir