Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rusya ve Ukrayna’nın ikisinden de vazgeçmemiz mümkün değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile siyasi, askeri, ekonomik ilişkileri olduğunu belirterek, “İkisinden de vazgeçmemiz muhtemel… 23.02.2022, Sputnik Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika dönüşü gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya lideri Vladimir Putin ile telefon diplomasisini sürdürdüklerini ifade ederek, “Sayın Putin ile mülâkat için arkadaşlar şimdi irtibatları kuruyorlar. Kendisiyle de telefon diplomasisini giderken sürdüreceğiz. Temenni ederim ki inşallah şanslı neticeler alırız” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:NATO Zirvesi nedeniyle gezinizin üçüncü ayağını ertelediniz. Bu NATO Zirvesi ’nden beklentileriniz nelerdir?şu anda tabii Rusya ile liderler çerçevesinde henüz ciddi bir görüşme performansı sergileyen çıkmadı. İşte biliyorsunuz Macron Moskova ’ya geldi, tablo apaçık. Arkasında Scholz geldi, o tablo da besbelli. Biden ile ilgili ‘görüştü, görüşüyor ’ vesaire dediler, herhangi bir şey çıkmadı. Olayı devlet ya da kurumsal bazda ele alacak olursak, burada da acilen apaçık sadece NATO kalıyor. NATO bu video konferans zirvesiyle beraber artık tavrını belirlemelidir, ne yapacaksa yapmalıdır. Umulan, şu ana kadar Ukrayna ’ya önemli manada bir asker gönderme gibi durumla aleyhinde karşıya demin kalmadık. Cümbür Cemaat yalnızca laf yapıyor, iş yapan değil. Böyle bir koşul laf konusu. Dolayısıyla Rusya artık sınırda ciddi denilebilecek sayıda asker yığınağı yapmış vaziyette. Tabii bu tablo karşı neticenin ne olabileceğini kestirmek için illaki kahin olmaya lüzum değil. Bu bakımdan yapacağımız bu video konferansta NATO müttefiki aza ülkelerin liderleri bakalım neler söyleyecek. Biz de natürel söyleyeceğimizi onların da söyleyeceklerine kadar belirleyecek, tavrımızı ortaya koyacağız.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin “Ülkelere Sovyetlerden ayrılma hakkını belirlemek, temeline döşenen bir mayındı” ifadelerini kullanmıştı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulduğu bir dönemde Sayın Putin ’in bu açıklamaları Türk devletlerini maksat gösteriyor diyebilir miyiz?Ben burada Türk devletlerinin kastedildiğine dair bir ifade görmüyorum. Natürel, Türk Cumhuriyetleri de SSCB ’yi yaratıcı Cumhuriyetler arasındaydı. Bu tarihi bir hakiki. SSCB dağıldığında diğer Cumhuriyetler gibi onlar da bağımsızlıklarını duyuru ettiler. Buradan 15 egemen devlet doğdu. Bu da tarihi bir hakiki ve hukuken de teyit edilmiş bir şart. Rusya keza bir Sovyet Cumhuriyeti olarak değil, Rusya Federasyonu olarak yoluna devam etti. Dolayısıyla, burada Türk Cumhuriyetlerinin ya da öteki ülkelerin kastedildiğini göz önünde bulundurmak istemiyoruz. Teşkilatımız, Türk Devletleri aralarında ilk olarak hesaplı, ticari, kültürel ve beşerî konularda meslek birliğini ve dayanışmayı artırmayı hedefliyor. Bu hiçbir ülkeye ya da teşkilata aleyhinde bir mücadele yok. Bunu Sayın Putin de biliyor. Sayın Putin bu ifadeleri Ukrayna ’nın doğusunda ayrılıkçıların sözde yönetimlerini tanıyan kararını açıkladığı konuşmasında söylemişti. Tabii bizim Türkiye olarak Kırım ’daki tavrımız ne olduysa, buralarda da tavrımız aynı oldu. Nitekim yaptığımız açıklamayla da Ukrayna ’nın toprak bütünlüğü noktasında tavrımızı ortaya koyduk ve Rusya ’nın bu takındığı tavrı reddettiğimizi bildirdik.Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile bir görüşmeniz olmuştu zaten Ukrayna ’da. Zelenski de Türkiye ’nin arabuluculuğuna hevesliydi, açıkça söylemişti “Türkiye ’yi aracı olarak istiyoruz” diye. Sizin bunun yanında Putin ile de enerjik bir temasınız var, ikili ilişkiniz fazla zinde. Bu süreçte Putin ile ilişkilerde bir terslik olur mu? dahası kamuoyunun merak ettiği bir şart var, o da Rusya ve Ukrayna arasındaki olayda kısa ve orta vadede Türkiye herhangi bir zarara uğrar mı?Bu söylediğiniz kesinlikle hesap işi. Muhakkak bu görüşmeler yapılmalı. Bunların getirisi götürüsü nedir, ne değildir bakılmalı. Bunların kararını böyle heyecanla devretmek hatalı olur. Biz burada fazla hassas davranmalıyız, fazla dikkatli adım atmalıyız. Çünkü önüne gelen acayip ilginç şeyler söylüyor. Bakıyorsun, kimisi doğalgazın bedelini fazla önemli rakamlara çıkarıyor, kimisi doğalgaz vanalarını kapamaktan bahsediyor. Biz burada devlet yönetiyoruz, hassasiyetimizi korumamız gerekiyor. Bu hassasiyet içerisinde de adımlarımızı atmamız gerekiyor. Natürel tüm ilgili arkadaşlarımızla istişarelerimizi en geniş anlamda yapacağız ve bu istişarelerden sonra da neler yapmamız gerekir, ne gibi adımları atmamız gerekirse onu yaparız. Hepsinden öte de bu işin zamanlaması çok manâlı. Biz de bu zamanlamaya dikkat ederek adımlarımızı atacağız. Sayın Putin ile röportaj için arkadaşlar acilen irtibatları kuruyorlar. Kendisiyle de telefon diplomasisini bu arada sürdüreceğiz. Temenni ederim ancak inşallah bahtı açık neticeler alırız.Türkiye ’nin Rusya ’ya karşın askeri, idareli veya siyasi bir yaptırımı olabilir mi? Ayrıca Ukrayna ile iyi ilişkilerimiz var ayrıca de Rusya ile birçok alanda birlikte hareket ettiğimiz noktalar var, ayrıştığımız noktalar da var. Bu iki ülke arasındaki net tavrımız kimden yanlamasına olacak ya da nasıl bir süreç düşünüyorsunuz?İkisinden de vazgeçmemiz muhtemel değil. Rusya ile gerek siyasi lüzum askeri gerek idareli ilişkilerimiz var. Ukrayna ile de benzer şekilde siyasi, askeri, ekonomik ilişkilerimiz var. ‘Ukrayna ’dan vazgeç ’ deseniz vazgeçemeyiz, çünkü ülkemizin buradaki çıkarları fazla ileri derecede. ‘Rusya ’dan vazgeç ’ deseniz ondan da vazgeçemeyiz, çünkü onunla da hemen aslında ileri derecede birlikteliklerimiz var. Bizim derdimiz o kadar bir adım atalım ki hiçbirinden vazgeçmeden bu işi inşallah çözelim. Bunun için de ekibimizle, heyetimizle görüşmelerimizi yapacağız. Onun için NATO Liderler Zirvesi ’ni fazla önemsiyorum. Burada tüm liderlerin ne düşündüklerini göreceğiz. Ondan sonradan da biz kendi içimizde arkadaşlarımızla çalışmamızı yapacağız.Gelişmelerden daha sonra Putin ile görüşmeyi NATO Zirvesi ’nden önce mi yapmayı planlıyorsunuz?NATO Liderler Zirvesi bizim için bu noktada isabetli olur. O görüşmeyi de ondan sonradan yerine getirmek çok daha şanslı olur.Almanya Cumhurbaşkanı ile bir görüşmeniz oldu. İkili ilişkiler, Ukrayna-Rusya gerilimi dediniz. Biraz daha bilgi verebilir misiniz bu görüşmeyle ilgili? Neler konuşuldu?Almanya-Türkiye ikili ilişkileri noktasında Sayın Steinmeier ile birkaç ay önce bir telefon görüşmemiz olmuştu ama açık konuşmak gerekirse uzun zamandır -yani 3 yıldır diyebilirim- yüz yüze röportaj yapamamıştık. Bu telefon görüşmesinden daha sonra bu ziyaret bir vesile oldu. Burada yaptığımız görüşmede Türkiye-Almanya münasebetlerinde savunma sanayinden idareli ilişkilerimize varıncaya değin çoğu konuyu ele aldık. Mülteciler meselesini de yeniden Sayın Steinmeier ile görüşme fırsatımız oldu. Malum, mülteciler konusunda Almanya Avrupa ’da başı çeken ülkelerden bir her birine. Bunun yanına tabii ağırlıklı olarak Rusya-Ukrayna konusu gündemimize geldi. Bundan sonraki süreçte de daha sık bir araya gelme konusunda birbirimize bir sözümüz oldu. İnşallah Almanya-Türkiye ilişkilerinde çok daha öbür bir sürecin içerisine gireriz.Natürel Sayın Steinmeier ile görüşmede bilhassa İsrail Cumhurbaşkanı Sayın Herzog ’un Türkiye ziyaretini de konuştuk. Sayın Herzog ’un Türkiye ziyaretiyle Türkiye-İsrail arasında yeni bir dönem başlayacak. Sayın Steinmeier de bundan memnuniyet duyduğunu ve bunun isabetli bir adım olduğunu açıklama etti. Körfez ’deki gelişmeleri ve özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ’ne yaptığımız ziyareti de kendisiyle paylaştık. Bunun da Körfez ’e yeni bir coşku getirebileceğini konuştuk.Ukrayna hepimizin Afrika ziyaretiniz boyunca yakından peşine düşüp takip ettiği bir başlık oldu fakat onun dıştan bölgede önemli başka gelişmeler de var merak ettiğimiz. Bilhassa Ermenistan ile son dönemde yeniden başlayan görüşmeler süreci. Bu konuda görüşmelerden beklentileriniz nelerdir? Bunu öğrenmek isteriz. bir de en önemlisi sahiden Azerbaycan bu denklemin neresinde durmakta?Sayın Steinmeier ile yaptığımız görüşmede de bu konu gündemimize geldi. Biliyorsunuz, ben zaten Ermenistan ’ın atacağı olumlu adımlara aynı şekilde karşılık vereceğimizi söylemiştim. Barışma, kararlılık ve refaha ihtiyacı var bu bölgenin. Bu anlayışla ülkemiz ile Ermenistan aralarında da bir normalleşme süreci açtırmak için cana yakın bir çaba içine girdik. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham kardeşim de bunu yararlı buluyor. Ermenistan ’ın da bizimle normalleşme yönünde sergilediği iradeden memnunuz. Bu süreci yürütmek için iki taraflı olarak Özel Temsilciler atadık ve 14 Ocak ’ta Moskova ’da birincil görüşmeyi yaptılar. 24 Şubat ’ta da bu kere Viyana ’da bir araya gelecekler. Ermenistan ’ın sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması gibi bazı bedensel beklentilerinin olduğunu da biliyoruz.Ermenistan eğer hemen Özel Temsilcilerle başlayan süreci devam ettirmekte istikrarlı olursa bizim için kapıların kapalı kalması diye bir şey laf konusu olmaz. Beşerî münasebetlerin güçlenmesi için aramızdaki aracısız uçuşların baştan başlaması kararını da aldık. Tarifesiz uçuşlar İstanbul-Erivan aralarında bu ay başında açıldı. Ermenistan ’dan da olumlu yaklaşımın devamını bekliyoruz. 6 ’lı Platform oluşturmak suretiyle de Türkiye-Ermenistan arasındaki bu sıkıntıları aşalım demiştik. Biz bu platformu açmaktan yanayız. Natürel tüm bunlar bir boşlukta olmuyor. Bu manada Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri ile Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci birbirini destekleyerek ilerleyebilir. Keza, bölgesel iş birliği fikrimiz de bu ikili süreçleri destekleyecek ve bu ikili süreçlerden beslenecek. Herkesin bu tarihi fırsatı iyi kullanmak için yapıcı davranması lüzumlu. Biz bütün bu süreçleri, bugüne değin olduğu gibi bundan sonradan da Azerbaycan ile yakın eşgüdüm içinde yürütmeye devam edeceğiz.Sayın İmamoğlu, Cem Özdemir ile bir mülâkat yaptı ve fotoğrafları medyaya yansıdı. Cem Özdemir de biliyorsunuz iddiaya göre Ermeni soykırımı yasasının mimarlarından birisi. Bugün de Sayın Devlet Bahçeli çok büyük bir karşı çıktı. Bu konuda yorumunuz ne olur?Tabii ben Cumhur İttifakı ’nın güçlü bir ortağı olan Devlet Bey ’in bu tavrı sebebiyle Allah kendilerinden razı olsun derim. Cumhur İttifakı için inşallah 2023 çok daha güçlü neticelenecektir.Kılıçdaroğlu’na S-400 tepkisiKemal Kılıçdaroğlu ’nun “S-400 ’lerin niye alındığını bilmiyorum, kime aleyhinde kullanacağımız da açıklanmadı” biçiminde ifadeleri oldu. S-400 ’lerin iade edileceği iması da vardı Kılıçdaroğlu ’nun açıklamasında. Bununla ilgili bir değerlendirmeniz ne olur?Tereddüd ve tehditlerin hiç azalmadığı bir bölgede Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi ihtiyacı dahilinde arz edilen S-400 ’ler hakkında polemik yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz. Ilk Önce akıldan çıkarılmaması, iyi algılama edilmesi gereken en kayda değer husus şu; savunma ve güvenlik konusu jurnal siyasetin açık havada tutulması gereken, 84 milyonun tamamını yani ülkemizin bekasını ilgilendiren bir konudur. Özellikle bugün yaşadığımız Rusya-Ukrayna krizi bu silahların gerekliliğini bitmiş ortaya koyuyor. “S-400 niçin alınmış!” o kadar açıklandı; sebepleriyle, sonuçlarıyla, süreciyle kamuoyu bilgilendirildi. Buna karşın, böyle ifadeler göstermek, bölgemizde olup bitenlerden, dünyadan bihaber olmanın bir sonucu. Yaşadığımız coğrafya itibarıyla taktik balistik füzeler, seyir füzeleri, uçak, helikopter, İHA ’ları önleyebilecek kabiliyette sistem ihtiyaçları bir mecburiyet. S-400 ’ün bir savunma silah sistemi olduğu ve bu silah sisteminin tedarikinin bir seçim değil, yükümlülük olarak ortaya çıktığı aralıksız olarak her seviyede vurgulandı. Ulusal Savunma Bakanımız da açık ve şeffaf bir şekilde herkese söyledi; ‘Herhangi bir hücum, tehdit olmazsa kimseye zararı olmayan bir sistem bu. Önceliğimiz ülkemizin, 84 milyonun güvenliği. Müttefiklerimizin vermediğini Rusya ’dan temin ettiğimiz bir sistem. ’Arz sürecini değerlendirmemiz gerekirse; ülkemiz Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi ihtiyacını yerine getirmek üzere yapılan birçok girişime karşın NATO üyesi ülkelerden bu sistemleri tedarik edemedi. Arz sürecinde ‘Biz pazar değil ortağız ’ anlayışıyla sistemi yalnızca satın alma değil yatırım, teknoloji transferi, müşterek geliştirme üzerinde duruldu ve maliyet, teslim süresi dâhil tüm faktörler göz önüne alındı. Bu sistem, NATO Komuta Denetleme sistemleri ve NATO ’ya entegre millî sistemlere entegre edilmeksizin, müstakil olarak sadece Türk personel tarafından kullanılacak. Sistemde Rus personel ödev almayacak. ‘Nerede kullanılacak? ’ sorusunun cevabı gayet net; kim füzeyle ülkemize saldırırsa orda kullanılacak. diğer taraftan ‘S-400 ’ler hangarda bekliyor ’ deniyor. S-400 ’ler nerde beklemesi gerekiyorsa orda bekliyor. Tabii rahat konular bunlar. İhtiyaç duyulması halinde, bu sistemin kullanılmasına yönelik bütün hazırlıkların yapıldığı ve sürecin olması gerektiği şekilde ilerlediğini biliyoruz. Bu hususta da gereken talimatlar yapıldı. neticede; ülkemizin bekasını ilgilendiren hususlarda herkesi daha titiz olmaya, objektif olmaya ve millî menfaatler dahilinde konuyu ele almaya davet ediyorum.Son olarak ABD ile bir süredir F-35 ve F-16 müzakerelerini sürdürüyoruz. Bu konuda son koşul nedir?O süreç devam ediyor. Gerek Milli Savunma Bakanım lüzum öteki görevli olan askeri erkan, üst kademe yöneticiler Amerikalı muhataplarıyla görüşmeleri devam ettiriyorlar. Şu asıl kadar görüşmeler olumlu istikamette yürüyor. İnşallah bittiği anda da zaten gereği yapılacaktır. Burada çerçevemiz şu; ‘Ya bize bu uçaklarımızı verin ya da elimizdeki F-16 ’ların bakım onarımlarını gerçekleştirmek, başkaca F-16 ’ların bir üst segmentini saptamak suretiyle hesaplaşmaları yapıp yolumuza devam edelim. ’

Yorum yapın

Viski Fiyatları Geçici Mail antrenmanlarla matematik 1 pdf pdf kitap indir ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf minecraft premium satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir Selçuk Sport Apk İndir