Anıtkabir’i kim inşa etti? Anıtkabir’i kim, ne zaman yaptı?

Anıtkabir, Mustafa Kemal Atatürk’ün abide mezarı olması sebebiyle büyük yük taşıyor. başkaca yapılış şekli ve konumunun seçilmesi de Anıtkabir’i farklı klan unsurlardan. Vatandaşlar özellikle gençler Anıtkabir’i kim yapı etti? Anıtkabir’i kim, ne zaman yaptı? Anıtkabir nasıl yapıldı? sorularını aratıyor.

ANITKABİR’İ KİM NE SÜRE YAPTI?

1 Mart 1941 tarihinde Anıtkabir’in yerinin seçilmesi için görevlendirilen kurul, uluslararası bir müsabaka açmış ve bu yarışmaya Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslavakya’dan topam 47 proje katılmıştı. KOnuyu daha başarılı bir şekilde ifade etmeli ve projenin araziye uygunluğu sebebiyle Prof.Dr.Belirlenmiş Onat ve Doç.Dr.Ahmet Orhan Arda’nın projelerinin uygulanmasına karar verildi. Bu Nedenle Anıtkabir, bir çok seçenek olmasına karşın Türk mimarlar kadar yapıldı. Yapımına 9 Ekim 1944’te başlanan Anıtkabir, 1 Eylül 1953’te tamamlandı.

ANITKABİR NEDİR?

Anıtkabir, Türkiye’nin başkenti Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarını taşıyan komplekstir. Belirli Onat ile Orhan Arda’nın tasarımı olan yapı kompleksinin 1944’te başlanan inşası 1953’te tamamlanmıştır. Kompleks, anıt mezar binası ilk olarak olmak üzere farklı alanlara yönlendirilmiş inşa ve anıtların yanı sıra Uzlaşma Parkı olarak adlandırılan ağaçlık alandan oluşmaktadır.

Atatürk’ün 10 Kasım 1938’deki ölümünün ardından naaşının, Ankara’da bir abide kabir yapı edilene kadar Ankara Etnografya Müzesi’nde kalacağı açıklandı. Abide mezarın yapı edileceği yeri belirlemesi amacıyla hükûmet tarafından bir kurul kuruldu. Hazırlanan rapor doğrultusunda, 17 Ocak 1939’daki Cumhuriyet Ahali Partisi Meclis Grubu toplantısında yapının Rasattepe’ye inşa edilmesine karar verildi. Bu kararın ardındaki ilgili arazide kamulaştırma çalışmaları başlatılırken yapının tasarımının belirlenmesi amacıyla 1 Mart 1941’de milletlerarası bir proje yarışması açıldı. 2 Mart 1942’de sona eren müsabaka ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda, Emin Onat ve Orhan Arda’nın projesinin birtakım değişikliklerle uygulanmasına karar verildi ve 9 Ekim 1944’te gerçekleştirilen esas atma töreniyle inşasına başlandı. Dört kısım hâlinde gerçekleştirilen inşaat, yaşanan birtakım sorunlar ve aksaklıklar nedeniyle planlanandan geç olarak Ekim 1953’te tamamlanırken, inşaat devam ederken zeka projede şartların değişmesi yapılmıştı. 10 Kasım 1953’te gerçekleştirilen bir törenle, Atatürk’ün naaşı buraya nakledildi. 12 Eylül Darbesi’nden sonra Kenan Evren, “Anıtkabir’in Atatürk için yapıldığını, Anıtkabir’in kabristan olmaması gerektiğini” düşünerek Devlet Mezarlığı Kanunu’nu çıkardı.12 1973’ten beri İsmet İnönü’nün kabrinin de yer aldığı Anıtkabir’e, 1966’da defnedilen Cemal Gürsel ile 1960-1963 yılları aralarında defnedilen on bir kişinin naaşları 1988’de Anıtkabir’den kaldırıldı. İnönü’nün kabri tek istisna olarak Anıtkabir’de bırakıldı.

Kompleksteki başlıca inşa olan abide mezar binasının Asalet Holü olarak adlandırılan kısmında Atatürk’ün sembolik bir lahdi yer alırken Atatürk’ün naaşı, bu yapının daha aşağı katındaki kabir odasında defnedilmiştir. Komplekse giriş, Aslanlı Yol adı bahşedilen allenin başlangıcından yapılır ve bu yol, törenlerin gerçekleştirildiği dikdörtgen bir meydana ulaşır. Abide mezar, revaklarla kenarlı bu alanın bir kenarında konumlanırken meydanın Aslanlı Yol’un doğrultusundaki diğer kenarında da kompleksten çıkış kısmı yer alır. Aslanlı Yol’un dört köşesi, merasim meydanının çıkışı ve meydanın köşeleri almak üzere komplekste on adet kule, iki heykel grubu ve Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi bulunur. Anıt Bloku olarak adlandırılan tüm bu yapılar, Barışma Parkı adı bahşedilen ormanlık bir alanla çevrilidir. Yapıların betonarme olduğu kompleksteki yapıların yüzeylerinde ve zeminlerinde, farklı tiplerdeki misket ve travertenler kullanılmıştır. Anıtkabir; kabartma, mozaik, fresk ve oyma tekniğiyle oluşturulan süslemeler içerir. İkinci Milli Mimarlık Akımı üslubunda neoklasik olan yapı, günümüzdeki Türkiye topraklarında tarih her tarafında hüküm sürmüş Hitit, Yunan, Selçuklu ve Osmanlı kültürlerinden izler taşır.

Anıtkabir’deki bütün hizmet ve işlerin sorumluluğu Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına aittir ve burada gerçekleştirilecek faaliyetler bir kanunla düzenlenmektedir. Türkiye’deki millî bayramlar ile Atatürk’ün vefat sene dönümü olan 10 Kasım günlerinde, hükûmet göre Anıtkabir’de resmî kutlama törenleri gerçekleştirilir. Bunların haricen, devlet protokolüne dâhil kişiler ile öteki hakiki ve tüzel kişi temsilcileri tarafından da törenler düzenlenmektedir. Anıtkabir, yabancı hükûmet yetkililerinin Türkiye’ye düzenlediği resmî ziyaretlerde de zaman zaman uğradığı ve resmî törenlerin gerçekleştirildiği bir yerdir.

ANITKABİR NASIL YAPILDI?

Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de, İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda ölümünün arkasından, defin yeri konusunda basında farklı alanlara yönlendirilmiş tartışmalar başladı. Hükûmet tarafından 13 Kasım günü yapılan açıklamada, Atatürk için bir anıt kabir yapılıncaya kadar kendisinin naaşının Ankara Etnografya Müzesi’nde kalacağının kararlaştırıldığı bildirildi. 19 Kasım’da Ankara’ya taşınan cenaze, 21 Kasım’da düzenlenen törenle müzeye konuldu.

Abide mezarın yerinin belirlenmesi amacıyla kurulan komite, yabancı mimarlardan oluşan bir heyetin görüşlerini alarak bir rapor oluşturdu. Bakanlar Kurulu 24 Aralık’ta, bu raporun incelenmesi için Cumhuriyet Insanlar Partisi Meclis Grubuna sevkine karar verdi.3 Ocak 1939’da gerçekleştirilen meclis grubu toplantısında, ilgili raporu incelemekle görevlendirilen 15 şahsiyet CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonu kuruldu. Birtakım yerlerde incelemelerde bulunan komisyon, 17 Ocak’taki toplantısında anıt mezarın inşa edileceği yeri Rasattepe olarak belirledi. İlk etapta, abide mezarın inşa edileceği arazinin bir bölümü özel şahıslara ait olduğundan Haziran 1939 itibarıyla kamulaştırılma çalışmalarına başlandı.

Anıtkabir'i kim inşa etti? Anıtkabir'i kim, ne zaman yaptı?

Proje aşaması

Anıtkabir’in yapı edileceği arazinin kamulaştırılmasıyla görevli olan ve Cumhuriyet Insanlar Partisi milletvekillerinden oluşan kurul 6 Ekim 1939’da, Anıtkabir’in tasarımının belirlenmesi için uluslararası bir proje yarışmasının düzenlenmesine karar verdi.13 Komite kadar 18 Şubat 1941’de yayımlanan bildiri ile, 31 Ekim 1941’de sona erecek bir proje yarışması düzenlenmesine karar verildiği bildirildi.14 Müsabaka, değişen maddelerden dolayı şartnamesinin tekrar düzenlenmesi sebebiyle 1 Mart 1941’de başladı. Şartnameye göre minimum üç kişiden oluşan jüri, birincilik için hükûmete üç proje önerecek ve hükûmet de bu projelerden birisini seçecekti.15 Yarışmanın jüri üyelerinin planlanan bitiş tarihi olan Ekim 1941’e kadar belirlenememesinden dolayı 25 Ekim’de yarışma süresi 2 Mart 1942’ye kadar uzatıldı.16 Yarışma devam ederken Ivar Tengbom, Károly Weichinger ve Paul Bonatz; yarışmanın sona ermesinin arkasında ise Arif Hikmet Holtay, Muammer Çavuşoğlu ve Muhlis Sertel, jüri üyesi olarak belirlendi.

Yarışmaya Türkiye’den 25; Almanya’dan 11; İtalya’dan 9; Avusturya, Çekoslovakya, Fransa ve İsviçre’den ise birer adet olmak üzere toplam 49 proje gönderildi. Çeşitli nedenlerle diskalifiye edilen projelerin gerisinde değerlendirilmeye alınacak 47 proje, 11 Mart 1942’de jüriye teslim edildi. 21 Mart’ta çalışmalarını tamamlayan jüri, değerlendirmelerini içeren raporu Başbakanlığa sundu. Hükûmete önerilen raporda Johannes Krüger, Arnaldo Foschini ve Muhakkak Onat ile Orhan Arda’ya ait projeler seçilmişti.20 Üç projenin de direkt uygulanmaya uygun olmadıkları, baştan incelenmeleri ve birtakım değişikliklere gidilmesi gerekliliğinden bahsedilmekteydi. Raporda hem; Hamit Kemali Söylemezoğlu, Kemal Ahmet Arû ile Recai Akçay, Mehmet Ali Handan ile Feridun Akozan, Giovanni Muzio, Roland Rohn ve Giuseppe Vaccaro ile Gino Franzi göre oluşturulan projelere de mansiyon ödülü verilmesi önerilmekteydi. Hazırlanan raporun özeti, 23 Mart’ta tebliğ olarak Başbakanlık kadar kamuoyu ile paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün başkanlığında 7 Mayıs’ta toplanan Bakanlar Kurulunda, Onat ile Arda’nın projesi yarışmanın birincisi olarak belirlendi. Yarışma jürisi kadar önerilen öteki iki proje ikinci kabul edilirken beş projeye ise mansiyon ödülü verildi. Ama hükûmet, birinci seçtiği proje dâhil hiçbir projenin uygulanmamasına karar vermişti. Hükûmet kadar 9 Haziran’da yayımladığı ilan ile bu karar değiştirildi ve Onat ile Arda’nın projesinin birtakım düzenlemeler sonrasında uygulanmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Bu düzenlemeler, proje sahiplerinin de yer alacağı bir heyet tarafından yapılacaktı. 5 Nisan 1943’te Başbakanlık, jürinin eleştirileri doğrultusunda altı ay içerisinde yeni bir proje hazırlamalarını Onat ile Arda’ya tebliğ etti. Mimarların ikinci projeyi sundukları Başbakanlık Anıtkabir Komisyonu, 18 Kasım 1943’te aldığı kararla, mimarların uygun gördükleri düzenlemelerinin peşinde projenin uygulanacağını bildirdi. İnşaatın yürütülmesi görevi ise 20 Kasım tarihinde Bayındırlık Bakanlığına verildi. Onat ile Arda’nın bu karar sonrasında yaptıkları değişikliklerle oluşturulan üçüncü proje, 4 Temmuz 1944’te mimarlar ile Bakanlık arasında imzalanan sözleşmeyle birlikte tatbik aşamasına geçildi.

Haberi Kaydet

Yorum yapın

Rakı Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper