10 Kasım 1938’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü ve devlet cenaze töreni

Fransa’dan doktor getirtilmesi

Atatürk‘ün afiyet durumunun vakar göstermesi hükûmeti de telaşlandırdı ve Başbakan Celâl Bayar, Avrupa’dan iki doktor getirilmesini önerdi. Atatürk o günlerdeki Hatay Sorunu yüzünden hastalığının haricen duyulmasının iyi olmayacağını düşündüğünü belirterek bunu reddetti oysa Türk doktorların detaylı bir muayene yapmasını kabul etti. 6 Mart 1938 günü beş hekim Çankaya Köşkü’nde Atatürk’e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini yinelediler. Atatürk’ün kuşkusuz alkol almaması gerektiğini söyleyerek yoğun egzersiz temposunu da birazcık düşürmesini istediler. Atatürk bu önerilere olumlu yanıt verdi. Bu muayeneden bir vakit sonradan Başbakan Celâl Bayar’ın tavsiyesi üstüne Paris Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Noel Fiessinger Ankara’ya ziyafet edildi. Noel Fiessinger Atatürk’ü tetkik etti ve öteki doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir teşhis-çare ortaya koydu.2 İlk teşhisten sonradan Fissinger Atatürk’e “Efendim, büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda olgu sizsiniz ve ben de sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız” telkininde bulunmuştu. Fransız doktorun sözleri, tavsiyeleri ve tavırlarından memnun kalan Atatürk doktorun tavsiyelerini önemli şekilde uygulamıştır.

Son kere Ankaralıların karşısına çıkışı

Atatürk’ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa’dan hekim getirtilmesi, dünyada geniş yankı buldu. Ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını kime bırakacağı yönündeki haberler üstüne Atatürk bütün dünyaya dinç olduğunu göstermek içinden gelerek 19 Mayıs 1938 günü (Samsun’a çıkışının 19. yıldönümünde) Ankara Stadyumu’nda halkın karşısına çıktı. Bu, Ankaralıların karşısına son kez çıkışı oldu. Kutlamalar fazla aydınlık geçti, o günün anısına Ankara Stadyumu’nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi.

10 Kasım 1938'de Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü ve devlet cenaze töreni19 Mayıs 1938’de Ankara Stadyumu’nda Yugoslavya Savunma Bakanı Orgeneral Ljubomir Maric’i kabul ederken.

Hatay gezisi ve İstanbul’a geçiş

Atatürk benzer gün törenden sonra, Hatay Sorunu ile ilgili olarak Mersin’e hareket etti ve daha sonra Adana’ya geçti. Yapılan askeri geçit törenleri ile ordunun başında olduğunu gösterdi. Bu törenler işe yaradı, dış basında meydana çıkan rahatsızlık ve “ölüyor” tarzı haberler kesildi. Oysa bu seyahat Atatürk’ün hastalığını iyiden iyiye artırmıştı. Atatürk 26 Mayıs 1938 günü son defa Ankara’dan ayrıldı, İstanbul’a hareket etti.

İstanbul’da 1 Haziran 1938’de Savarona Yatı’na geçti ve 25 Temmuz 1938’e dek orada kaldı. Yaz sıcakları üzerine her yerde Dolmabahçe Sarayı’na döndü.

10 Kasım 1938'de Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü ve devlet cenaze töreniMustafa Kemal Atatürk son güney illeri seyahati sırasında Adana’da (24 Mayıs 1938)

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN VASİYETİ

5 Eylül 1938 günü Atatürk vasiyetini yazdı ve tüm malvarlığını belirtilen şartlarla, genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Müziği Partisi’ne bıraktı. Kız kardeşine, manevi çocuklarına ve İsmet İnönü’nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti. Ayrıca Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumuna da belirtilmiş miktarlarda destek yapılmasını istedi.

6 Eylül 1938’de Fransız doktor Noel Fiessinger üçüncü kere İstanbul’a geldi. Atatürk’ün karnında biriken su tamamen artmıştı. O gün Atatürk’ün karnından tam altı litre su alındı. Fakat buna karşılık Atatürk’ü daha da hafifletmek için on iki litre su alındığı söylendi. 18 Eylül 1938’de Başbakan Celâl Bayar, Dolmabahçe Sarayı’na geldi ve dört yıllık ekonomik plan dosyasını sundu. Atatürk, ülke ekonomisi için çok tartma taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye’nin önünde azami üç sene olduğunu, bir dünya savaşı çıkacağını ve bir an önce bu projelerin hayata geçirilmesini istedi.

10 Kasım 1938'de Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü ve devlet cenaze töreni

Komaya girmesi

Hastalık artan bir şekilde ilerliyordu ve Atatürk’ün karnında bitmiş su toplanmıştı. Ekim ayında tekrar su alma işlemi yapıldı. İşlemin ardından 16 Ekim 1938 günü öğleden daha sonra Atatürk ağır bir komaya girdi. Hükûmet, ulusu Atatürk’ün sıhhat durumundan haber kuytu etmek nedeniyle 17 Ekim 1938’den itibaren Anadolu Ajansı aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı. Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı. Fazla istemesine rağmen sıhhat elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara’da cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı. Bayram sebebiyle Ankara’da düzenlenen törenlerde Türk Ordusu’na hitaben yazdığı bayram konuşmasını9 Başbakan Celâl Bayar okudu. 29 Ekim akşamı Ankara’dan dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken sevgi gösterilerinde bulundular.10 Atatürk’ün TBMM beşinci dönem dördüncü yasama yılını açış konuşmasını da 1 Kasım 1938’de Başbakan Celâl Bayar okudu.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN VEFATI

Ölüm derhal yanına bulunanlardan naklen;

Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak:

“Saat 18.00’den daha sonra yanından ayrılıp, jurnal işlerimle meşgul elde etmek üzere büroma inmiştim; fazla geçmeden fenalaştığını telefonla bildirdiler (saat 18.55). Telaşla hususî daireye koştum; yatak odasının iç içe olan iki kapısı arasındaki boşlukta Ali Kılıç duruyordu. Odaya girdiğim zaman Atatürk’ü şu vaziyette gördüm: Yatağın ortasında, iki elini yanlarına dayamış, oturuyor ve mütemadiyen öğürerek: “Allah kahretsin” diye söyleniyordu; arada bir da hizmetçilerin tuttukları tasa koyu kahverengi bir mayi (pıhtılaşmış kan) çıkarıyordu.

Nöbetçi Hekim Abrevaya ile o sırada yetişen Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp kendisine yeniden bir taraftan bazı ilaçlar enjekte etmeye, bir taraftan da buz parçaları yutturmaya başladılar; bir aralık sağında bulunan tuvalet masası üzerindeki saate baktı; her halde iyi göremiyordu ki bana sordu:

“Saat kaç?..”

Cevap verdim: “7.00 Efendim.”

Benzer suali bir iki kere daha baştan etti, aynı cevabı verdim. Birazcık sükûnet bulunca yatağa yatırdık; başucuna sokuldum:

“Azıcık sıcacık ettiniz değil mi efendim?..” diye sordum.

“Evet!..” dedi.

Arkamdan Neşet Ömer İrdelp yanaşıp rica etti: “Dilinizi çıkarır mısınız efendim?”

Dilini ancak yarısına dek çıkardı; Dr. İrdelp her tarafta seslendi: “Lütfen biraz daha uzatınız!..” Nafile!.. Artık söyleneni anlayamıyordu; dilini uzatacağı yerde her tarafta iyice çekti; başını azıcık sağa çevirerek Dr. İrdelp’e dikkatle baktı ve “Aleykümselam” dedi; son sözü bu oldu ve ikinci ponksiyondan tam 30 saat sonra komaya girdi”12

9 Kasım günü ve gecesi bu ağır koma devam etti. Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 9’u 5 geçe, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda öldü.

Haberi Kaydet

Yorum yapın

Rakı Fiyatları Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ales çıkmış sorular pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper Haber Eksper